Şu an bir pazar günü . Saat gecenin onu ve ben sitenin tüm haberlerini ve yazılarını gözden geçirdim . Sonra , evet sonra oturup benden uzun süredir beklenen " yareni " ve „ fıkra “ larımızı yazmaya başlasam iyi olur dedim .
Tabii bu arada sitede " çîstik "lar üzerine bir henek yayımlandı . Beni provoke etmek için yayımlandı diye düşünüyorum . Ama sorun değil ! „ güzel “ giyinmeyi ve " ağır " olmayı da bilginin ve okumanın bir yan ürünü olarak değerlendirirsem , biraz kendimi savunmuş ; olurum .
Ayrıca , "Qurbana xudê bim, ka mo Gêdar halo cikê ji kortê derkevin !"
Bi camîya be, yoranîyo dikim.
Gedarlılar beklesin , daha hesaplaşırız.
"Tamal em qamçîyê xa destê xekin û derkevin meydanê "
Fıkralarıma gelince ; sitede misafir köşesinde yazan bir arkadaşın teklifi hoşuma gitti ; yani fıkraların mümkünse iki dilde yayınlanması . Dikkatimi çeken nokta şu ki , siteyi daha çok okumuş ; ve de imkanı ; olan , özellikle genç insanlarımız mı takip ediyor . Bu bağlamda iki dilli yayınlanmasının en azından üzerinde düşünmeye değer buluyorum .
Da basa lo , min pir dirêj kir !
Hevalên heja , xwûşk û birayên delal !
Evet , önceleri - belki de şimdide- kültür geceleri bu ajitasyon ile başlardı . En azından benim tanık olduklarrimda böyleydi . Ben de şimdi nasıl başlasam diye düşünürken , en iyisi mi girişimiz de fıkravari olsun dedim .
Değerli okuyucular ,
Fıkra ve şakalaşmak kültürümüzde yaygın . Bu biliniyor ve ben de bundan son derece memnunum . Yalnız kimseyi incitmemek ve gönül yaralamamak koşuluyla . Bence bu da niyete ve anlatımın amacına bağlı ; yani art niyetli olmamak , kimseyi birbirine düşürmemek , maksat sadece kültürümüzün bu noktasını biraz da olsa yaşatabilmek . İleride bu konuya yönelik sizlerle yazışmak ve böylelikle de tartışmak isterim .
Elbette fıkralarınızıda alarak - özellikle de kendi köyünüz ve yöreniz üzerine olsa daha iyi olur- , zira o zaman iyi niyetimizi daha baştan güne vurmuş oluruz . Fıkralarıma gelince : Birkaç klasi ğim var. Önce onlardan başlayalım . Zamanla yaban ellere de uzanırız .
Fıkraların hem Kürtçe hem Türkçe yazılması ; iyi bir fikir mi bilmiyorum, ama sizlerden gelebilecek tepkilere göre durum değişikliği üzerine yazarız. Şimdi gelelim ilk fıkramıza :
Li gundekî me , nizanim belkî jî li gundê me (!), Hacî Bekirek hebûye .
Hecî Bekir rokê çûye bajêr herîyê bifroşe .
Ji çil kîlo herîyê re digotin, batmanek. Miştêrîyên ku tên, ji Hecî Bekir pirs dikin:
"Heci amca, bir batmanı kaça ?“
Lê Hacî Bekirê me hejmaran bi tirkî pir nizane. Lê, yekî tirk tê, ji Hecî Bekir ra tewê(dibê):
“ Heci amca batmanı kırktan ver ".
Yek , dudu , mêrik Hecî Bekir bernade,
ketîye du Hecî Bekir , çex dîbe tê , tewê :
“ Amca batmanını kırktan ver.“
Hacî Bekir lê hêrs dibe û tewê:
"Lo , vî çi ; kirk e, kirk e, ez î bi çelî nadime !"
Umarım, hoşunuza gitti, değilse, bir dahaki fıkraya kadar beklemeniz gerekiyor .
Kalın sağlıcakla.
Mistefa Mix
|