ZAR Û ZİMAN: V

Merhaba Sevgili Kırşehirliler…

Dünyada herşey o kadar hızlı gelişiyor ve değşiyor ki aslında hergün burada birşeyler yazmak, belli bir konuda fikir yürütmek ihtiyacı doğuyor. Velakin insanın daha başka pekçok uğraşısı olunca ancak aralıklarla yazabiliyoruz.

Şimdi Kürtler için iyi kötü pekçok olayın olduğu Mart ayındayız. Yani Adar ayı. Düşünün büyük Kürt ve İslam Sultanı, adîlliği ile tanınmış Sultan Selahaddini Eyyubî  04.03.1193 da hakkın rahmetine kavuşuyor.

Yine çağımızın Kürt dünyasının onuru, büyük kumandan ve değerli insan Mele Mustafa Barzani bundan 103 yıl önce 02. Martta doğuyor. Iraktaki Kürdistan Federe Devletini ona, değerli şehit ve gazilere borçluyuz.

Tabii borçluyuz deyip işin içinden çıkmak olmaz. Onlara layık olmak, biraktıkları kutsal emaneti geliştirip yüceltmekte hepimizin görevi olmalı. Herkes yaptığı işi en iyi yapmayı öğrenmeli ve oraya ne katkıda bulunması gerekiyorsa bulunmalıdır.

Şark insanına atf edilen miskinliğini üzerimizden atmalıyız. Uğruna canlarımızı verdiğimiz davanın ürününü canımızdan cok korumalıyız.

Şex Sait Başkaldırısında yakalanan Kürt halk önderleri yine bu ay katledildiler.

Helebçe 18 Mart ta oldu.

Ve Kürt Prensi Kawa nın önderliğinde bundan 2614 yıl evvel bir 21 Mart günü atalarımız olan Medler ve Persler Asur İmparatorluğuna son verdiler .

Bunun içinde 21. Mart o günden bugüne yeniden başlangıcın tarihi olarak en çokta Kürtler tarafından kutlanmaktadır.

Newroz, Nûroj ya da Nûroz hatta Nevrûz yeni gün demektir. Yani türklerin onu Nevrûz diyerek sözde türkleştirme, türkçeleştirme çabaları boşunadır. Oysa onların bizim gaspedilen haklarımızı iade ederek bu zulüm düzeninden vazgeçmeleri halinde bu bayramı beraberce kutlamamak için hiç bir sebeb yoktur.

Kürt milleti iyi yürekli, bağışlayıcı ve misafirperverdir.

Gelelim Dilimizin diğer harflerine;

H

H Harfi ağız hafif açılarak ve gırtlaktaki organların hiçbiri birbirine değmeyecek şekilde akcigerlerdeki hava hafifçe dışarı verilerek çıkarılır.

Hevîr, Hevîrgac = Hamur,

Burada ki hamur kelimesinin Hevir e ne kadar yakın olduğu dikkatinizi çekmiştir. Çünkü o da Türkçeye yine Kürtçeden geçmiştir. Hevirgac da ekmek yapılan oklavadır. Onun bir başka adı da dox dur.

Havîn, Havîngeh= Yaz, yazlık.

Zaza Kürtçesinde „v“ genelde „m“ olduğu için bu nedenle Hamîn diye kullanılır.

Hurç, Hus= Ayı.
Yine Zaza / Kirmancki Kürtçesinde “rc”kısalır s gibi bir ses çıkar. Hul= Erkek ismî. Doğrusu bizim köyümüzde varolan bir isim, fakat ne anlama geldiğini ben de bilmiyorum. Bilen varsa ve bana da bildirirse sevinirim.

Hîv= Ay

Kürdistanın Botan-Bahdinan bölgelerinde Heyv olarak kullanılır .Onlar Arapçada olduğu gibi gırtlaktan söylerler. Yine Güney Kürdistan da Meh , Ma ve Mang olarak kullanılır. Orada Hîv hem yılın ayları olarak hem de gökyüzündeki ay olarak kullanılırken, bizde  gökyüzündeki Ay a Hîv, yılın ayları için ise Meh, Ma kullanılır.

Yine kardeş dillerimiz olan Farsça, Afganca ve Tacikçe de de Mah kullanılır.

Bu kelimeden türetilmis isimlerde vardır. Mahpeyker, Mahinur, Mahsultan gibi.

Hesp = At,
Hespkêşan=At Yetiştiricileri.

Cihanbeylinin çok eski yıllardaki adının Espkêşan olduğunu İbrahim Hakkı Konyalı'nın Tarih kitabından biliyoruz. Yine bu ismin Selçuklu ve daha sonra Osmanlıya At yetiştiren bir kavmin adı olduğunuda. Yalnız günümüzde o bölgede bu isimle hiçbir Kürt kabile veya Aşireti bulunmamaktadır.

Pore te bû heri ,Tu qe newû meri = Saçın yün gibi beyazladı ama adam olamadın.
Heştir = Erkek Deve. 

Bölgemizde özellikle Reşî aşireti 1970 li yıllara kadar hala devecilik yaparlardı. Günümüzde bölgemizde kullanılmadığı için unutulmaya yüz tutmus bir kelimedir.

I(i)

Direk İ ile başlayan bir kelime yoktur. Bu harf kelime ortalarında kullanılır.

Birr= Bölüm, Parça gibi.
Bu Türkçedeki “ı” dır.

Bil, Bilik, Bilo =Erkek ismi, Reşîlerde çoktur.
Bişkov yada Bişkoj= Düğme
Bisk= Genç kızların saçlarını kulak önünde kıvırarak verdikleri şekil. Biskbirîn = Bir tür daha bebekken evlendirilecek kız cocuklarını nişanlama türüydü.Kızın saçı Bisk biraz kesilir ve evlendirileceği oğlanın evine verilirdi. Onlar evlilik yaşına gelene kadar saklanılırdı.

Şapkalı Î (î)

Türkçedeki ‚ i ’ harfidir.

În= Mağara.

Bu kelime Türkçede de var. Hangi kökenden geldiğini bilmiyorum ama Kürtçede Mağara için Şikevt ,Qevar, Kovik gibi kelimelerde kullanılır.

Îsot= Acı Biber

Özellikle Urfa yöresi bununla meşhur olmuştur. Türklerinde neredeyse dillerine aldıkları Kürtçe bir kelimedir.

Încax= Şimdi.
Bu kelime özellikle Mikaîli ve Şexbizinîlerde kullanılır. Çok nadirdir. Niha, Nika, Nuke de buna yakın anlamlarda kullanılır.

Ben şahsen „i“  ve „î“ nin Türkçedeki gibi kullanılmasını  daha pratik ve Kürtçenin Türkiye de öğrenilmesi için daha kullanışlı olduğunu düşünüyorum. Celadet Bedirxan'ın alfabesinde bu böyle değil diye bunu tartışılmaz kabul etmek yanlış. Günümüz koşullarında bu bir gereklilik. Almanlar gibi dilleri cok gelişmiş bir Millet bile sürekli dillerini çağa uydurmak icin çalışmalar yapıyorlar. Bizim gibi Kürtçe okur yazarı çok az ve öğrenilmesi önündeki yasak ve engelleri pekçok olan bir milletin bu konuda daha pragmatik ve kolaycı olması gerekir.

Üzeri şapkalı veya şapkasız bir Kürtçenin hem görünümü hemde Türkiye Kürtlerince okunup öğrenilmesi zor olabilir.

Zaten kısa vadede Irak, İran ve Suriye Kürtlerinin latince alfabeyi kullanmaları mümkün gözükmemektedir. Eminim ki Rahmetli Celadet Bedirxan yaşıyor olsaydı, kürtlerin en kolay okuyup yazabileceği bir latin alfabesini tercih ederdi.

Neticede Türk Alfabesi denilen alfabe de Latin alfabesidir.

Newrozun hepinize mutluluk ,sağlık ve başarı getirmesi dileklerimle.

Dr: Fikret Yıldız

              


 
Malpera Kurdên Kirsehîrê © 2005
Design by Xalîkan
Cahit Duran Cahıt Duran Cahit Duran Nuh Ateş Nuh Ateş Faik Balcı Şivan Perwer Şivan Perwer Şivan Perwer Nuh Ateş Kemal Harımcı Kemal Harımcı Ecevit Yıldırım Bekir Darı Vahit Duran Vahit Duran Vahit Duran Mila Kara Mila Kara Dr. Fikret Yıldız Dr.Fikret Yıldız Dr.Fıkret Yıldız Efe Apaydın Efe Apaydın Kemal Harımcı