VİYANA: Kırşehir Çöl ve Çevre Kürt Köyleri Derneği Başkanı Yavuz DEMİR ile Röportaj.....................Barış Demirdaş
........................................................................................................................................................................Vahit Duran

 

Sevgili Yavuz seninle uzun bir sohbette bulunacağız. Sanıyoruz ki güzel de bir sohbet olacak. Hazırmısın ?
Sorun yok. Biz herzaman hazırız.

O zaman ilk önce 1. Mayıs tarihinde yaptığınız dernek kongresinden başlayalım. Dernek  başkanlığına yeniden seçildin. Kongre istediğiniz gibi sonuçlandımı peki ?
Evet.  Genelde istediğimiz yönde sonuçlar çıktı. Kongremize çoğunluğu işçi olan üyelerimize 1. Mayısın önemini ve anlamını belirten bir konuşma ile başladık. Arada saz kursunda saz çalmayı öğrenmiş olan Qişla köyünden Gökhan Kaplanın renk kattığı müzik dinletisi ile kongremizi başarıyla sonuçlandırdık.  

Yönetime yeni seçilen oldumu ?
Oldu. Oy birliği ile eskiye oranla daha genç arkadaşlardan bir yönetim seçildi. Seçilen yönetime bağlı olarak derneğin kültürel faaliyetlerinden sorumlu iki arkadaş belirlendi. 6 + 2 kişiden oluşan genç bir kadroyla hizmete başladık desek yerinde olur.

Bu arada kaç üyenizin olduğunu soralım.
Bugün itibariyle 197 aile dernek üyesidir. Tabii bu sayının her geçen gün artığını da belirteyim.

Dernek gibi olgular genelde sanayi toplumlarına özgü bir kurumlaşma. Toplum olarak tarihimizde bu tür kurumların yeri pek yok. Yani alışkın olmadığımız bir durum. Merak ettik. Dernek kurma fikrine nereden vardınız, ilk kurucular kimlerdi anlatırmısın.

 


Derneği fikren kuran çok kişi vardı. Dernek Viyenadaki yaşamımızda büyük bir gereksinimdi ve kurmanında zamanı gelmişti. Akıllı bir insanın 1800 lü yıllarda dediği gibi “Zamanı gelmiş şeylerin önünü hiç bir ordu  kesemez”.

Ben şahsen sadece hazırlık toplantılarını organize edip bu fikri pekiştirdim. Avusturya Sosyalist Partisinin toplantı salonlarında yaptığımız birinci toplantıya 12 kişi katılmıştı. Önce derneğin tanımı ile uğraştık. Ardı sıra 4 toplantı düzenlendi. Nisan 2002 de 4. toplantımızda ilk genel kurulumuzu yaptık ve yönetim kurulunu seçtik.

 
 

Derneğin amaçlarını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz ama yinede soralım.  Bize bir kaç somut şey söyleyebilirmisin ?
Henüz dernek yokken, insanlarımız sadece düğünlerde bir araya gelip hasret gideriyorlardı. O zaman gözledik ki gençlerimiz ve çocuklarımız aynı köyden olmalarına rağmen birbirini tanımıyorlar. Anne babaları birbiriyle sıcak bir atmosfer içerisinde sohbet ederken, çocuklar birbirine sadece uzaktan “Hallo” diyorlardı. Hemen herkes kendi kabuğuna çekilmiş akrabası veya dar çevresine gidip geliyordu.  Bu durum bizi rahatsız etmişti. Müdahale etmek gerekiyordu. Ardından bu çalışmalara başladık. Bir örnek vereyim isterseniz. Geçen yıl dernekte düzenledigimiz Folklor kursuna 52 genç katıldı. Tabii sadece kursa gelmekle kalınılmadı.  Gençler, çocuklar birbiri ile bir şekilde tanıştılar arkadaşlıklar dostluklar kurdular.

 

Amaçlarınız sadece bununla sınırlı değildi tabii.
Tabiki başka amaçlarımızda var. İsterseniz kısaca bahsedeyim.

Tabi, tabi bilmek ve öğrenmek isteriz.
O zaman sırasıyla ve başlıklar halinde sıralayayım. Çöl ve Çevre Kürt Köylülerinin bir araya gelip, tanışıp, konuşabileceği, ilişkilerini geliştirebileceği, özellikle bizden sonraki nesillerin kaynaşabileceği, merkezi bir buluşma yeri, odak noktası imkanı yaratmak. Dernek bünyesinde oluşturulacak Cenaze Kaldırma Fonu sayesinde Fona kayıtlı üyelerin masraflarını almak ve defin işlemlerini yürütmek.

 
 

Cenaze Kaldırma Fonu ? bize gayet  ilginç geldi. Sanıyorum Avrupada yaşayanlara çok gerekli bir şey. İlgimizi çekti biraz açarmısın.  
Viyanada henüz derneğimiz yokken bir cenazemiz olmuştu.  Bir çok cenaze fonunun olmasına rağmen bu cenazede insanlarımızın aralarında para topladıklarına şahit olduk. Derneğimizi açar açmaz ilk işimiz Cenaze Kaldırma  Fonunu kurup para toplama olayına son vermek oldu.  Şu anda Cenaze Kaldırma Fonumuz 6 -7 cenazeyi aynı anda kaldırabilecek maddi güce sahiptir.

Çok güzel. Yeniden derneğin amaçlarına dönersek.
Dernek üyelerine tüzüğe aykırı olmamak koşulu ile dernek binasını Nişan, Sünnet, Yüzük, Doğumgünü ve benzeri sosyal amaçlı faaliyetleri için kullanıma sunmak. Taziye ziyaretlerini evlerden kaldırdık. Bir yakınını kayıp eden üyelerimiz, önceden belirlenen bir hafta sonu derneği evleri gibi kullanıp ogün misafirlerini dernekte ağırlayabiliyor. Almanca Kursu, Kürtçe Kursu, Yöresel Gece, Folklor, Tiyatro, Futbol Takımı, Uyum Konuları üzerine benzeri etkinlikler ve Kurslar düzenlemek. Çöl ve Çevre Kürtleri kültürünü, yaşam biçimlerini konu edinen Broşür, Kitapçık vs. çıkartmak. Yaz aylarında ortak Geziler, Piknikler, Köyler arası Futbol Maçları düzenlemek. Dernek üyelerinin Sosyal, Kültürel, Eğitimsel ve güncel Problemlerinde yardımcı olmak, onlara destek olmak.

 

Bu amaçlar doğrultusunda çalışmak ve bunları başarmak gayet güzel bir şey. Neredeyse devlet kurumlarının yapması gereken görevleri üstlenmişsiniz. Peki dernek çalışmalarınızda hiç problemliniz olmuyormu ? Varsa  hangileri diye sorsak.
Sorun denildiğinde genelde ilk akla Maddi sorunlar gelir. Fakat rahatlıkla söyleyebilirimki para sorunumuz yok. Geçen yıl derneğin tadilatı için 30 bin euro harcadık. Gençler için 150 metrekarelik salon yaptırdık. Madem sorundan bahs ettiniz bir tane söyliyeyim. Toplam 300 m² olan dernek lokalini 3 gün (Cuma, Cumartesi, ve Pazar) günü çalıştıracak güvenilir bir personal bulmakta zorlanıyoruz. 

 
 

Şimdi anladıkki Viyanada bir Çöl Kürdleri „Kolonisi” oluşmuş.  Yaklaşık Üçyüz (300) ailenin bu şehirde yaşadığını biliyoruz. Peki Viyanada yoğunlaşmanın sebebleri nedir sence ?
Benim belirlediğim kadarıyla Zekere'den 85 aile, Qişla'dan 57 aile, Çamalak'tan 30'un üzerinde , Çiğdeli'den 20 civarında aile, Gêder ve Cendere`den (Hociko, Ramiko, Torino) bir çok aile bulunmaktadır. Yani Viyana da yaşayan köylülerimizin sayısı 1200'ün üzerindedir. Bu alanda yoğunlaşmanın nedenleri aslında hep bilinen şeyler: Başta ekonomik nedenlerle buraya gelen köylülerimiz zamanla çocuklarını yanlarına aldılar. Burada arkadaşı, akrabası, komşusu olduğunu bilenler bir olanak bilip buralara akın ettiler desem yerinde olur. En büyük yığılma ise 1989-1990 yılllarında oldu. Yani Avusturya Türkiyeden gelenelere vize uygulamasına geçmeden kısa bir süre önce.

Viyanaya ilk gelenler kimlerdi diye sormak isteriz. Sende biliyorsunki birinci kuşak olarak adlandırılan babalarımız 1960 ın sonları 1970 inde başlarında Avrupaya çalışmaya geldiler. Binbir zorluk altında çok çalıştılar. Çocuklarına ekmek parası çıkarmak için didindiler. Çoğu bugün yaşamıyor olabilir.  Bir anlamda yılların emektarlarını  yad etmiş oluruz.
Evet bu söylediklerinize aynen katılıyorum. Onların emeklerini inkar etmek olmaz. Edende nankör olur. Zaten onlar cesaret gösterip ta buralara çalışmaya gelmemiş olsalardı belki bizlerde şuan burada olmayacaktık. Aslında dernek olarakta isim listelerini çıkarmak, çalıştıkları yer ve şartları kayıt etmek, o döneme ait resimleri derlemek için bir kitap hazırlamayı düşünüyoruz. Bunu sormanız isabetli oldu. Henüz detaylı bir çalışma ortaya çıkmadı ama konu açılmışken bir kaç isim belirteyim.

Çok seviniriz. Yaşamayanlarıda bu vesile ile rahmetle anmış oluruz.
Şimdi şu sıralamaya göre yapalım. Adı,  Soyadı,  Köyü, Geliş Tarihi ve Yaptığı İş biçiminde olsun.

 

İsmati Deli Hecî Hûsî Memadî Xale Îdrisî Hûsî Kerim Şixbekir
Hûsî Abdo

Memedî Dövid
Açan

Hûsi Milî Qande Hesenî Tagme
Silî Osî Şave Qodiri Deli

İsmet Yavuz
Hüseyin Saylan İdris Göçer
Bekir Güler
Hüseyin Özer
Mehmet Dağ
Haci Dağ

Hüseyin Uğraş Hasan Bedir Süleyman İskender Kadir Kaya
Rıfat Dağ
Hasan Özer
Mustafa Güler Mehmet Özer Ahmet Dogu
Musa Doğu

Ekrem Bakır
Ahmet Bakir

Zekere
Üçkuyu Çamalak
Qişle
Qişle

Qişle
Qişle

Çamalak Zekere
Qişle
Zekere

Qişle
Qişle

Qişle
Qişle

Qişle
Qişle

Zekere
Zekere

1968
1973
1968
1972
1973
1973
1974
1963-64
1970
1970
1971
1974
1974
1973
1973
1972
1973
1972
1972

Firma Kleppte
Cam fabrikasında Tirolda
Firma Kleppte
Tirolda

Tirol
Tirol

Firma Klepp
Demircelik fab. Demircelik fab.
Firma Löblich
Firma Lidl

Firma Kleppde
Firma Lidl

Firma Löblich
Firma Löblich

Döşemeci
İşçi
İşçi olmuş
Döşemeci
İşçi olmuş





İşçi
İşçi

Kalorifer İmalat
Konsum

Döşemeci
Konsum

Kalorifer İmalat

Dediğim gibi bu konuda bir çalışma yapacağız. Liste daha uzayacak yani. Şimdilik ilk akla gelenler bunlar.

Bizimkiler nerdeyse 30-40 yıldır Viyanada lar. Buradaki yaşamdan nasıl etkilendiler. Olan değişimler nelerdir sence.
Viyana bizimkiler için adeta büyük bir köy. Evinde hala Kürt ekmeği pişirenlerimiz var. Deminde söyledim bin<1000> kişinin üzerindeyiz. Hasretlik olsada, yalnızlık olayı yok. 2002 yılından beride derneğimizin etkisiyle insanlarımız arasındaki kaynaşmanın dahada arttığını söyleyebilirim.  Düğün sadece memelekette bol değil  burdada bol. Son zamanlarda hemen her ay bir iki düğünümüz oluyor. Buradan şuna gelmek istiyorum.  Yaşam kalitemiz, her geçen gün dahada iyiye gidiyor. Çocuklarımız büyüdükce bir çoğumuz farkında olmadan, onlarla birlikte, onların etkisiyle kültürel değişime uğruyoruz.

 

 

Mesela çocukların isteği ile evlere bilgisayar ve internet bağlantıları giriyor. Benim bir köylüm Viyanadaki evinden Google Earth sayesinde köyünün resmini yukarıdan görebiliyor. Bir çoğumuz eskiden bir odası ve mutfağı olan evlerde otururduk. Son zamanlarda müstakil ev alanlar, mülkiyet edinmek isteyenler çoğalıyor. Bunun nedeni geriye dönüşün olmadığının farkına varan insanlarımız artık yatırımlarını buradaki ihtiyaçlarına göre yapmak istiyorlar.

İşsizlik sizdede problem değilmi ?
Hali hazırda Avrupadaki iş krizinden tabiki bizimkilerde etkileniyor, payını alıyor. Çoğunluğu inşaat sektöründe çalıştığı için kriz daha büyük etkiler yaratıyor. İşini kayıp eden uzun bir süre iş bulamıyor.

Evet...

 

 

 

Kısacası Avrupanın en güzel sehirlerinden birisinde kendi  köyünden insanlarlarla birlikte yaşamı paylaşmak çok güzel bir duygu. Tabii Avrupa kültüründen olumlu yönden etkilenmek koşulu ile.

Konu açılmışken burada doğan 2. hatta 3 kuşak gençlerin eğitim durumlarını soralım. Anne ve babalar eğitimin vazgeçilmez öneminin farkındalar mı? Nitekim Kırşehir Üniversite sınavlarında iyi bir başarı grafiği çiziyor. Çok başarılı gençlere ev sahipliği yapıyor. Burada durum nasıl ?

Eğitim bu ülkede Kırşehirdekine oranla çok farklı. Karşılaştırma yapmak zor.

 
 

Biz başarı oranı açısından sorduk.
Avusturya genelinde İlkokuldan sonra Liseye gidebilen yabancı çocuk sayısı genelde düşük. Buna karşı burada doğan bizim çocukların başarı oranı yüksek. Son zamanlarda ilkokuldan sonra direk Liseye geçiş yapabilenlerin sayısı oldukça arttı. İlkokuldan başlamak şartı ile çocuklarına yardımcı öğretmen tutup ek ders alanları göz önüne bulundurursak eğitime verilen değer anlaşılmış olur. Diğer yanda türkiyede eğitim almış ve burada devam eden gençlerimiz ise Üniversite yolunda pek fazla başarılı olmadılar. Birçoğu meslek okullarını tercih etti.

Buna rağmen şartlarını zorlayıp öne çıkan vardır.
Evet evet. Söylediğim gibi meslek okullarına yönelim oldu ama yakında Doktor olacak gençlerimizde var tabi. Hukuk Fakültesinde okuyan ve diger yüksek okullara gidenlerin sayısı giderek artıyor. Demek istediğim Üniversitenin yolunu açan Lise eğitimine başlayanların sayısı hergün artıyor.

Tabii bu arada sporlada ilgileniyorsunuz. Birde Futbol takımınz var değilmi ?

Evet var. Çöl ve Çevre Kürt Köylerinin futbol takımıda kuruldu. Takımımız henüz alanındaki lig mücadelesine katılmadı ama spordan sorumlu arkadaşlar bunun hazırlıklarını yapıyorlar.
 
Yavuz sende biliyorsun ki Viyana dünya Müziği ve Kültürünün en önemli şahsiyetlerine ev sahipliği yapmış bir merkez. Örneğin Wolfgang Amadeus Mozart, Franz Schubert  Ludwig van Beethoven bu şehirde doğdu yaşadı. Bu olağanüstü zenginlikten bizimkilerinde payına düşen bir şeyler olur mu sence.

 


Düşer düşer. Biraz zamana ihtiyaç var. Sosyal dönüşüm açısından o yola girildi zaten. İsterseniz bir anımı anlatayımda benim bu iyimserliğimi daha iyi anlayabilesiniz. Bir gün işten eve dönerken Qişle köyünden bir anneyle 2. Viyanada karşılatım. Kızıyla birlikte bir konser salonunun adresini arıyordu. Kızı ogün orada bir konsere çıkacakmış. Bu benim çok hoşuma gitti. Günün birinde Viyanada Gêdar lı bir Komponist bir Tenor çıkarsa hiç şasırmam. Sanatkarlarımızın çoğu Gêder den çıktığı için bu köyü örnek verdim.  Gêderli arkadaşlar alınmasınlar.  Bir art niyetim yok yani !!

Bu konular daha çok konuşulacak gibi. Konuşulmalıdırda. Biz bu arada başka bir soruya geçmek istiyoruz. Ankarada, İstanbulda, İzmirde bizimkilerin kurduğu size benzer dernekler var. Bu derneklerle ilişkiniz varmı ?. Tecrübe deneyim alışverişinde bulunuyormusunuz.
Bahs ettiğiniz derneklerle şimdiye kadar resmi bir bir ilişkimiz olmadı. Gerçi ilişkide olmak- mümkünse ortak projeler üzerinde çalışmak- tabiki iyi olur. Köylerimize ilişkinde bir projeye sahip değiliz diyelim. Bunun sebebi ise 15 in üzerinde köyün olması. Her köye bir mezarlık veya bir çeşme  yapmak şimdilik bizi aşıyor.

Bu yönde öneriler sunan olmadımı ?
Bundan bir yıl kadar önce Çiçekdağ Belediye Başkanı Viyanaya gelmişti. Derneğimizi ziyarete geldi. Bizden bir araba talebinde bulundu. Biz Çiçekdağına bizim köylerde kullanması için tam teşküllü bir Ambulans gönderebileceğimizi söyledik. Daha sonra gelişen bir kaç olaydan dolayı göndermekten vazgeçtik. Şimdi bir Ambulans göndersek hangi köyde kalacak ?

Nedense... ilk akla gelen “Ambulans” oluyor. Ambulansı alıp göndermek sorun değil. İlk yardım eğitimine sahip Doktor, Hemşire bulmak zor. Giden Ambulanslarında çoğunun çürümeye yüz tuttuğunu söylüyorlar. Neyse.  Derneğinizin adı Kırşehir Çöl ve Çevre Kürt köyleri. Bu resmi olarakta kayıt altına alındımı ?.
Evet.. evet.. aynen böyle. Derneklere bakan resmi dairedeki kayıtlarda ismimiz aynen böyle geçiyor. Yani resmi ve resmi olmayan bir isim durumu yok. Bunun nedeni ise derneğimizin herkese açık olmamasıdır. Yani derneğe üye olacak kişinin bizim oralarda doğmuş olması veya kökeni bizden olması gerekir.

Yani hem Çölden hemde Kürt olacak.
Aynen öyle. Derneği kurmadan önce 4 toplantı düzenlemiştik. Son toplantıda Türk kökenli eniştelerimiz ve benim kayınlarım yani bazı Zekereliler Kürt kelimesinin olmasını istemediler. Olması yönünde itirazlar oldu. Demokrasi gereği yaptığımız oylamada büyük çoğunluk Kürt kelimesinin olmasını istedi.

Demokrasi gereği  olacak ya ! (bizim Kürdlerin kaderi hep demokrat olmak sanki bizim görevimizmiş gibi ) bizde soralım o zaman. Neden özellikle Kürt isminin dernek adında geçmesini istediniz ? „Aslında hepimiz kırşehirliyiz ayrısı gayrısımı var”, “Bir yağda kavrulur giderdik”, “Kürd olduğumuzu belirtmek gerekmiyor” diyen ve düşünenler var. Bizde böyle düşünenlerin “derdine” tercüman olmak adınada soralım dedik.
Tabi sorulabilir fakat hala buralara takılmak bu konularla meşgul olmak bile insanın kendisine saygısını ifade eder. Kürt olanın kurduğu derneğin ismi tabiki böyle olacak. Gayet doğal bir durum. Nesi tartışılacak. İçimizde bu konuda bir sorun falanda yaşamadık. Hatta dernekte sadece Kürtçe konuşulmasını savunan arkadaşlarımız oldu.

Yani Kırşehirli’de olsa Kürd değilse derneğinize üye olamazmı ?
Türk kökenli ama bizim kürt köylerinden evli üç eniştemizin haricinde kimseyi üyeliğe kabul etmiyoruz.
 

Şimdi anladık. Peki bu tavrınız dışarıdan nasıl karşılandı ? Özellikle Viyanada yaşayan diğer kuruluşlar, dernekler ne gibi bir reaksiyonda bulundular ?
Şimdi ne düşündüler ne söylediler bilemiyorum. Pek fazlada önemli değil. Demokrat olmayanlarla bir işimiz yok zaten. Olmasıda gerekmiyor. Kürt dernekleri ise bizi ilk başta merakla izlediler araştırdılar tabii. Yöresel özelliklere sahip bir dernek olduğunu anladılar. Diyebilirimki hemen her kürt kesimi ile ilişkilerimiz var.

Üyeleriniz her yıl düzenli bir biçimde köylerine gidip geliyorlar. Sürekli sıcak tuttukları bir ilişkide var tabii. Gidip geldikten sonra neler anlatıyorlar ?

 

Büyük bir çoğunlukla yaptığımız sohbetlerde köylerine gittiklerini, köydeki evlerinin eksiklerini tamamladıklarını, yeni ev yaptırdıklarını anlatıyorlar. Mesela bu yıl izine giden birçok üyemiz kendileriyle köylere ait bol miktarda resim getirme sözü verdiler. Kültürden sorumlu arkadaslar bu yıl bizim oralara özgü bitkilerin, çiçeklerin, tepelerin, kaplıcaların, çeşmelerin, mağaraların resimlerini çekip, bir sergi açarak ilgi duyanlara sunacaklar.

Evet güzel bir şey. En azından genç kuşaklar anne ve babalarının geldiği ortamı yaşamı tanımış olurlar. Biz nasıl nerden nasıl ve ne için Kırşehire geldiklerini merak ediyorsak onlarda köylerini edecekler. Şimdi birazda sana dönmek, şahsına ilişkin sorulara gelmek istiyoruz.
Tabii tabii buyrun. Almanca da dendiği gibi Gerne!

Yavuz ! Vere em wê pirsê bi zimanî me bikinî.  Ma tenikî  tamê xwe derkeve.  Yavuz Demir kîye? Ji kujan gundîye. Kînge hatîye dûne ? Hetanî niha bi çi mijûl buye ?
Hûn jê bizanin. Eşîra Şêxbilan sifte li Gûnde Qişle (mahmutlu) şûn buye. Ezî je vî gundî me. Dayke min Rava Memedî Dövid tim digot ku: Yavuz tû 17. Ebrûle (nisan) hatî dûne.  Bavikê min jî Hecomere Dervişî Eşê ye. Min sifte li gund dest bi mektevê kir. Tevakir şûnva çume Yerköy e û min le vir Ortê  bi Lîse xelaskir. Je wê bi şûnva jî ez li Enqerê nezikê salekê çume dersxane. Paşîye da ketim îmtîxana Unîversîte û min Fakulta Zîraatê haq kir. 4 sala li bajare Erzorime mam û min le vir Fakulte xelaskir. Ji Fakulte şûnva sala 1989 ê hatim bajare Vîyene.

Te Fakultê xelas kirîye. Xêra hatî Evrope. Mumkine ku em sebebê pirsbikinî ?
Wole sebaba min jî mînam pir xorten Kurdana. Ez viqesê bêm. Hûn jî paşîye derxin.

Yine Türkçeye çevireceğiz. Avusturya Sosyalist Partisinde bazı çalışmaların olduğunu biliyoruz. Bu konuda bir şeyler söylemek istermisin?
1991 yılından bu yana Avusturya Sosyalist Partisi içerisinde 3. Viyana da aktif bir şekilde çalışmalara katılıyorum. Parti içerisinde çeşitli eğitim seminerlerine katıldıktan sonra bir yıl SPÖ nün Nachwuchskräfte (genç siyasetçi yetiştirme) okuluna gönderildim. Geçtiğimiz Belediye seçimlerinde Viyana genelinde Gemeinderat ( Belediye Meclisi) üyeliğine aday oldum.

Kurdên Kirşehîrê sitesini takip ettiğini biliyoruz. Sende bizim gizli takipçilerimizdensin. Seni yakalamışken fikrini alalım. Siteyi nasıl buluyorsun. Sence eksik ve fazla olan ne var ?
Evet haklısınız. Bende gizli bir takipçiyim. Ama iyi takip ederim. Her İnternete bağlandığımda büyük bir merakla yenilik varmı diye ilk olarak siteye bakarım. Hele Bahçepınar üzerine yazılanlar dikkatimi çok çekti.

Ne gibi ?
Bahçepınar tarihi ile ilgili  farklı yazımları büyük bir merakla bekledim ama sanırım nafile. Demek ki tarihimizi ve geçmişteki karanlık noktaları açık açık sergileme zamanı henüz gelmemiş diye düsünüyorum.

 
Şimdi konumuz bu değil ama ilginç şeyler söyledin. Geçmişteki karanlık noktalar dedin. Bir bildiğin olmalı. İstersen bu konuyu bir daha ki yazılara ve röportajlara bırakalım. Sende yoruldun biz de. Sana teşekkür ediyoruz Yavuz, değerli zamanını bizlere ayırdığın için. Sanıyorum röportaj ilgi ile okunacak.


Ben teşekkür ederim. “Kurdên Kirşehîrê” sitesi katılımcılarına en sıcak selamlarımı iletiyorum.

Viyana konumu itibariyla diger EU ülkelerini birbirine bagladığı için buradan geçen hemşehrilerimize her zaman kapımız açıktır.
Sıcak çayımız da vardır.


Dernek adresimiz: Mariahilfergürtel 15/3-5  1150 Wien, Dernek telefonları ise 004369911050025 ve 004369919460260

 
              


Malpera Kurdên Kirsehîrê © 2005
Design by Xalîkan