ÇEVİRME KÖYÜ ÜZERİNE APÊ MOM İLE SÖYLEŞİ
Metin Dinç

Çewirme nav gundên Axzê Çole da a engê mezine. Me hetanî neha çavkir ku yeke  anatomîya gund biniwîse. Deng derneket. Ji bo çi ? deng derneket eme wê nizaninî. Modam wenge me va kara heynîna ser xwe. Ji bo we jî Anatomîya Çewirme tenikî dereng ma.

Gunde engî mezine ya me bi xwe bi xwe got: Ma Anatomî baş be. Kemasîye me hene tûnene emê we nizaninî. Hene xwe re jî hûne kemasîye temam kin.

Hêla ka din jî min bi Momî Şêrîfê va li ser gund sohbetek kir. Ape Mome him berê da merîye me te, him jî Xezûre min e. Qemişa min newû. Teklîfa min çex nekir. Paşe me tenikî şor avitin ber hev. Min pir dixwast ku ez wê sohbetê bi zimane me biniwisîm. Newû. Em dîsa hevcîya zimanî tirki bunî. Xwedê mezin e. Hendik ma. Pir ne nezikê eze êdin bi zimanî me dest pê bikim. Ji we ra bi kurmancî biniwîsim.

Metin Dinç

Röportaj:
Çöl Köyleri içerisinde en büyügü tahmin edilen Çewirme’den  Mamî Şerîfe (Hûsik) yani Nam ı diğer Mehmet Emre, ile kısa ama tatlı bir sohbet yaptık. Ape Mam akrabam olmakla beraber aynı zamanda Kayınpederim olur. Çevirmeli dostların Anatomiyi yazmakta işi ağırdan aldıklarını his edince iş başa düştü diyerek belirli hazırlıklar yaptık.

Bu sohbet, İstanbulda yapıldı. Yıllar önce ticaret vasıtasıyla İstanbul ile tanışmış Ape Mam. Biraz sizin köy üzerine konuşalım dedik. Allah nıce ömürler versin bizi kırmadı. Koltuğuna şöyle bir yaslandı ve teker teker döküldü emektar Çewirme´nin yıllanmış öyküsü.


Ape Mam û jina xwe Almasa Bekirî Xuce va bi torine xwe Helîne ra dilizîn

Ben çocukken, köyümüz 100-150 hane kadardı. Şuan ise, can çatlasa en fazla 50 hane kalmıştır. Ancak yaz aylarında köy kalabalıkaşır. Biz de gider köyümüzde bir kaç ay kalırız. Anlayacağınız yılın yarısı burada yarısı da köyde geçer. Tarlamız tapanımız var. Hala onlarla uğraşırız biz. Aile olarak bizim mesleğimiz biçerciliktir aslında. 1975 yılından beri Urfaya ve Konya’ya biçerle ekinleri biçmeye gideriz. Gördüğün gibi ben artık yaşlandım.  Eskisi gibi değilim. Dünya işlerini oğullarıma devir ettim. Onlar devam ettiriyorlar.

Köyümüz Çevirme’de eskiden “Rüşdiye Okulu” vardı ve çok mezun verdi. Talebeleri köyün hocası okutur yetiştirirdi. Yeni alfabenin kabul edilmesiyle birlikte bu sefer latin harfleri okutulmaya başlanmış. Bizim köy civarda ilk merkez okuluna sahip köydür. Anlayacağın çölde o zamanlarda okumayı ve yazmayı bilenler bizim köyde öğrenmişlerdir bunu. Gelirler bizde okurlardı.“

Ape Mom, demek ilk asimilasyon ilacı, sizin köyden bizlere şırıngalandı.
Gülerek...
Valla iyi mi oldu, kötü mü oldu bilmem ama, baksana çatır çatır Türkçe konuşuyor ve yazıyorsunuz. Zararı mı var? Bak sana bir şey söyleyeyim, senin babaannen rahmetli Elê, bizden sizin Köye (Hociko) gelin gittiğinde, köyünüzde mektup okuyabilen tek kadındı. Oradan hesap biç. Bir de şunu söylemek istiyorum ki, köyde eğitimin başlamasıyla göç de hızlandı. İnsanlar yeni işler yeni gayeler edindiler. Böyle bir etkisi de oldu tabii eğitimin. Diğer köylere nazaran, ilk göçle tanışan da bizim köydür.

Peki Şêxbiller hakkında neler dersin Ape Mom? Anlamı ne bunun? Kimdir nereden gelir?
Valla ne bileyim işte. Bizim bildiğimiz Şêxbil in aslında Ocax olduğudur. Hemde büyüklerimizden duyduğumuz kadarıyla o dönem saygınlığı olan birisiymiş. Hırlısı-hırsızlığı olmayan o dönemin akıl babası denen bir bilge insanmış. Zaten bu Şêxbil ailesi 12 kardeşlermiş. Yani tek babadan. Bu 12 kardeşten biri olan Şêxbil da bizim aşiretin babasıymış derlerdi.

Bu köye nerden geldiniz ve yerleşen ilk kabile hangisi diye sorsam.
Adıyaman-Kahta´dan Araplı´nın Çölü´ne  40 kadar köy konaklamış. Oradan da Duranê Omî Topêl, bizim şu anki köyümüze ilk olarak evini yapmış. Sonra arkadan diğerleri yapmış. Mesela Hecî Use (Mala  Hesî Xonkêj). Bu sizin köyden yani Hoçiko dandır. Reşadî Qije (Reşat) karısının –rahmetli- dedesidir.

Köy camisinin hikayesi ilginç diye duymuştum.
Evet. 1820 (1874) yılında köyün Camisi yapılmış. O dönem caminin yapımı için, yardım toplanıyormuş. Köyden Hecî Qine yardım olarak 3 veya 5 altın  verebileceğini ancak, mezarının, caminin bahçesine yapılmasını şart koşmuş. İşte o günden sonra ekonomik durumu iyi olanlar, cami´nin bahçesine defnedilmişler. Defnedilenderde Husî Elî Use, Mehmikî Memed, Mestê Şêxe.

Anladığım kadarıyla ilk sınıfsal tabakalaşma da sizin köyden başlamış !.
Gülerek… Galiba biz pek çok şeyin ilkiyiz Metin. Niye olmasın bununda ilkini yapmış olabiliriz.

Aklıma yeni geldi. Birde kuyu hikayesi vardi. Şu “Bîr” meselesini anlatsanda bir daha dinlesek.
Olur. Yeterki siz sorun. Ben anlatırım o kolay. Şimdi köyde bir çok su kuyusu vardı. Birde köyün tam ortasında olduğu için Bîra Ortê diye bir kuyu var. Şimdi benim yaşımdakiler yani eskiler falan hepimiz bu kuyunun suyunu içerek büyüdük desem yalan olmaz. O zamanlarda köyün ileri geleni hatta ağası konumunda olan Hecî Elî Axa tutar kuyunun yanı başına bir Konak yaptırır. Konaxa Hecî Elî Axa derler. Sonra Hecî Elî bakarki, kadınlar-kızlar su almaya, çamaşır yıkamaya geliyor. Yani kuyunun başı kalabalıklaşıyor. Görünürüm, saygınlığım kaçar diye bu sefer köyün yukarısına taşınmak zorunda kalır. Orada bir ev yapar. Yani Bîr hikayeside budur.


Mizgefta Gund (Cami)

Bu bana gayet ilginç geldi. Çölde kaç köyü dolaşsan Konax tarzında yapı yok derler. Bu ne kadar doğru bilmiyorum ama dediğim gibi üzerinde durmak gerekiyor. Ben bu arada köyden ilk göçler nasıl başladı onu sormak istiyorum.
Ben 6-7 yaşlarındaydım. Yakın çevre Köylerden ve bizim köyden koyun sürüleri, Arabın Köyüne  - Tırkmen Köyüdür- götürülürdü. Oradanda Yerköye götürülmek için kamyonlara yüklenirdi. Yerköy Tren Garı´ndan, vagonlara yükleyip, İstanbul Pendik´te indirirlerdi. Daha sonra, biz de bu işe başladık. Koyunlarımızı Halıcıoğlundaki  Mezbaha´ya götürüp, kestirir ve satardık. Bundan 70-80 yıl evvelki bir zamandı anlattıklarım.  Bir dönem iyi para kazandım ve İstanbul´da bir arsa aldım. Babam, erken yani biz daha çocukken vefat ettiğinden, Ağbim onun  yerinde sayılırdı. Bir gün bana; “Ne işin var şehirde! şehirli mi olacaksın!” dediğinde, pılımı-pırtımı toplayıp geri döndüm. Sonra işte koyun kesim işine başladım. O yüzden bugün İstanbul da bizim köyden bir çok Kasap var. Köyümüz böylelikle Kasaplıkla anılmaya başlandı. 2 Milyona bu işin toptancılığını yapmaya başlamıştım.

Ape Mom bi te zehmet bû. Niha tu jî westîyayî. Em wê sohbetê le vir bibirinî. Xwedê ma ji te razî be. Me ji gotinên te pir tişt hevisîn.
Wale Xwedê ma ji we jî razî be. Va sohbeta çu xoşîya min jî. Xortên sîte ra silave min bên. De bi xatire we.


              


 
Malpera Kurdên Kirsehîrê © 2005
Design by Xalîkan