YIlmaz Dİlek İle bİr "gÛNDÊ GÊder" sohbetİ Barış Demirdaş

Bizim köyde adettendir.   Akraba olsun olmasın herkes, büyüklerine emmi diye hitap eder. Bende sana emmi diyerek söze başlayayım. Emmi ben seni tanıyorum ama yinede sen kendini kısaca tanıtırmısın ?

Tipik bir köy vatandaşıyım desem yeterli olur sanırım. Adım Yılmaz Dilek. 1963 Geder (Pöhrenk) doğumluyum. İlkokuldan sonra 1990 yılına kadar İstanbulda kaldım. Bu yıllar arasında köyümle bağlantım hiç kopmadı. 1990 yılından itibarende Avusturyanın başkenti Viyena da ikamet ediyorum. Evliyim, üç çocuk babasıyım.

Gêder(Pöhrenk) dediğimizde bize neler anlatabilirsin?

Birbirine çok bağlı, ayrıcalık gözetmeden, imece usulune benzer yaşayan bir köy diyebilirim. Mesela düğünlerde-akraba olsun olmasın- herkes birbirinin yardımına koşar. Düğünden bir gün önce düğün sahibi köylüyü ağırlar, ikinci gün ise bütün köylü misafirleri ile ilgilenir, ağırlar. Yine aynı şekilde cenazesi olan ailenin taziyesine gelenleri yakınları yada yakın komşuları yemek verirler ve misafirlerle ilgilenirler.

Köye ilk yerleşen aile hangisidir sence ?

Zaten köyde ilk yerleşen üç büyük kabile vardır. Diğer aileler sonradan yerleşmişler. Köye ilk yerleşen kabile Mala Qere Hesen dir.   Bizim köyün bir bölümüde Üçqî olarak bilinir. Gêderê Jêr (Pöhrenk), Gêderê Jûr (Üçkuyu) Aşağı ve yukarı Gêder olarakta biliniyor.

Peki. Eski Gêder ile şimdiki arasında ne gibi değişimler var bunları belirtebilirmisin?

Köyde nüfus değişimi veya azalması önemli bir değişiklik. Mesela 70 li yıllarda 70-60 arası olan hane sayısı, şimdilerde 20-25 lere düşmüş durumda. Yine aynı şekilde öğrenci sayısında çok büyük düşüş var. Bizim zamanımızda yüzlerde olan öğrenci sayısı şimdi bir elin parmaklarını geçmiyor sanırım.

O zamanlarda okulun durumu nasıldı? İlginç okul anıların olmuştur elbet?

70 li yılların başlarında ilkokul eski bir köy eviydi. İki güne bir damı akan bir evdi. 1974 de yeni okul yapıldı. Bende o yeni okuldan mezun oldum. İlk okulda türkçe bilmemenin verdiği zorukları sende yaşamışsındır. Bizde türkçeyi yeni yeni öğrenmeye başlıyorduk. O yüzden bayağı zorluk yaşadık. Öğretmenimiz Çevirme köyünden Mistafoyê Elîme yani Mustafa Dündar dı. Kendisi eski tip partililerdendi. Çok iyide bir Kürtçüydü. Hatta o yıllarda Mustafa hocanın Deniz Gezmişin arkadaşı olduğu ve Denizlerin kaçak olduğu bir süre bizim köyde misafir kaldıkları söylentisi ortada dolaşıyordu.

Bunu bende duymuştum ama işin aslı neydi bilemiyorum. Neyse sende bilirsin Gêder liyim deyince bazen bize „Gewanda“ diye takılırlar. Bu nereden geliyor bize Gewanda lar nereden geldi ?

Gewanda ların yani Abdalların Çîdali köyünden taşınıp geldiklerini söylerler. Yani Çîdali lar   bunları içlerine almadığı için bizim köye geliyorlar. Arazi falan veriliyor. Anlayacağın olay bundan ibaret.

Köyde kalan olmadı değilmi ?

Yok kalan olmadı . Yıllar önce Yerköye yerleştiler. Bir kaç aileninde İzmire taşındıklarını biliyorum .

Peki „emmi“; bizim köylüler üzerine biraz daha konuşalım. Ne işle daha çok uğraşırlar nerelere göç ettiler?

Bugün köyde yaşayanları biliyoruz. Son yıllarda hayvancılık bitince elde sadece tarım kaldı. Yani tarımla uğraşıyorlar. Bizim zamanımızda köyde tam 4 koyun sürüsü   vardı. Şimdilerde hepsini toplasan 1 sürü dahi çıkmıyor. Köylülerimizin büyük bir kısmı İstanbul, Ankara, Kırşehir ve Yerköydeler. Kırşehir ve Yerköyde yaşayanların hemen hepsinin köyle irtibatları çok iyi bir şekilde sürüyor. Çoğu halen geçimini çiftçilikle devam ettiriyor. Metropollerdeki köylülerimizde ticaret ve diğer işlerle meşguller. Tabii gurbetçileride unutmamak gerekiyor. Bizlerde Avrupa metropollerinde yaşamımızı sürdürmeye calışıyoruz işte.

Viyanada bizim köylü kac kisi ya da aile sayabiliriz.

Gêder liler olarak biz Viyenada 10 aile varız.

Diğer köylerle beraber ne kadar varız?

Çöl çevre Kürt köyleri adında Viyenada bir derneğimiz var. Bildiğim kadarıyle Çöl Kürtleri olarak 250- 300 ailemiz   var. Bu ailelerin geneli Zeqerê (Zekere) ve Qişle (Mahmutlu) li. Yani coğunluk bu köylerde ama bizim köy, Çamala ( Çamalak), Çîdali (Çiğdeli), Torino (Bahçepınar), Üçqî (Üçkuyu), Ramiko (Çanakpınar), Hociko (Doğankaş), Şahana (Şahinoğlu) köylerindende insanlarımız var.

Son olarak bize güzel bir Geder heneki (fıkra) anlatsan diyorum...

Memnuniyetle. .. Dedem rahmetli Kakê Hüs biraz saf, iyi niyetli her şeye çok çabuk inanan bir insandı. Birgün karısı Zewê `ye diyor ki: Eşeğe semeri vur, ben Ramiko lere gideceğim. Bunu Zewê Berêm diye komşu bir kadın duyuyor. Bizim Zewê semeri eşeğe vuruyor. Hemen ardından Zewê Berêm eşekten alıp ineğe bindiriyor. Kakê Hüs birde bakıyor ki semer ineğin üzerinde. Eşekle ineği seçemiyor musun ? diye başlıyor karısını dövmeye.   Tabii az sonra anlaşılıyorki bu   Zewê Berêm in bir oyunu. Olan ninem Zewê ye oluyor. Yediği dayak yanına kar kalıyor yani.

Zaman ayırdığın için teşekkür ediyorum emmi.

Rica ederim ben Teşekkür ederim .

Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı ?

Malper a Kûrdên Kirşehîrê sitesine emeği geçen bütün dostlara ve siteyi takip eden herkese selamlar...




              


 
Malpera Kurdên Kirsehîrê © 2005
Design by Xalîkan